İçindekiler
- 1 Sivilcenin Dört Ana Mekanizması: Cilt Yüzeyinde Neler Oluyor?
- 2 Ana Kumanda Merkezi: HORMON EKSENİ
- 3 Vücudun İkinci Beyni: BAĞIRSAK-CİLT EKSENİ
- 4 Görünmez Düşman: BEYİN-CİLT EKSENİ (Stres)
- 5 Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 5.0.1 Hormonal akne en çok yüzün neresinde çıkar?
- 5.0.2 Sivilceye neden olan yiyecekler hangileridir?
- 5.0.3 Stres anında çıkan sivilceler için hızlı bir çözüm var mı?
- 5.0.4 Yüzdeki sivilcelerin çıktığı yerlerin bir anlamı var mı? (Yüz Haritalama)
- 5.0.5 Sivilce izleri nasıl geçer? Kalıcı mıdır?
- 5.0.6 Sadece yüzümü çok iyi yıkamam sivilcelerimi geçirir mi?
- 5.0.7 Hangi vitamin ve mineraller sivilceye iyi gelir?
- 6 Kaynaklar
- 7 Cildinizin İçsel Dengesini Destekleyen Bütüncül Formüller
Anahtar Bilgiler
- Akne Bir İç Hastalığının Dışa Yansımasıdır: Sivilce, sadece gözeneklerin tıkanması değil; hormonal dalgalanmalar, sistemik iltihaplanma, bağırsak sağlığı ve sinir sisteminin (stres) karmaşık bir etkileşiminin sonucudur. Tedavi, sadece cildi değil, tüm bu sistemleri hedef almalıdır.
- Sivilcenin Dört Temel Mekanizması: Aknenin oluşumunda dört ana faktör rol oynar: 1) Aşırı sebum (yağ) üretimi, 2) Gözeneklerin ölü deri hücreleriyle tıkanması, 3) Cutibacterium acnes adlı bakterinin çoğalması, 4) İnflamasyon (iltihaplanma).
- Hormonlar Orkestra Şefidir: Özellikle androjenler (erkeklik hormonları), sebum üretimini tetikleyen ana hormonlardır. Ergenlik, adet döngüsü ve Polikistik Over Sendromu (PKOS) gibi durumlardaki hormonal dalgalanmalar, aknenin en önemli nedenlerindendir.
- Bağırsak-Cilt Ekseni Gerçektir: Sağlıksız bir bağırsak florası (disbiyozis) ve artmış bağırsak geçirgenliği (“sızdıran bağırsak”), vücutta kronik bir iltihaplanmaya yol açar. Bu iltihaplanma, kan dolaşımı yoluyla cilde ulaşarak akne lezyonlarını tetikler ve şiddetlendirir.
- Beslenme Doğrudan Etkilidir: Yüksek glisemik indeksli gıdalar (şeker, beyaz un) ve bazı süt ürünleri, kan şekerini hızla yükselterek insülin ve IGF-1 (İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü-1) hormonlarını artırır. Bu hormonlar, androjenleri ve dolayısıyla sebum üretimini tetikler.
- Stres Yangına Benzin Döker: Stres, böbreküstü bezlerinden kortizol adlı stres hormonunun salgılanmasına neden olur. Kortizol, hem sebum üretimini artırır hem de vücuttaki iltihaplanmayı şiddetlendirerek mevcut sivilceleri daha da kötüleştirir. Bu durum “beyin-cilt ekseni” olarak bilinir.
- Bütüncül Çözüm Şarttır: Akneyle kalıcı olarak başa çıkmak için, sadece topikal tedaviler yeterli değildir. Anti-inflamatuar bir beslenme düzeni benimsemek, bağırsak sağlığını iyileştirmek, hormonları dengelemek ve stresi yönetmek gibi yaşam tarzı değişikliklerini içeren bütüncül bir strateji gereklidir.
Ağustos ayının son günleri… Tatilin rehaveti yavaşça üzerimizden çekilirken, birçoğumuz için yeni bir başlangıcın, yeni bir temponun habercisi olan Eylül ayı kapıda. Okul sıralarına, ofis masalarına ve şehrin yoğun ritmine geri döndüğümüz bu dönemde, bedenimiz de bu adaptasyon sürecine kendi diliyle tepki verir. Bu tepkilerin en belirgin ve en can sıkıcı olanlarından biri de, sanki hiç beklenmedik bir anda yüzümüzde beliren sivilcelerdir. Yıllardır görmediğimiz bir “misafir” gibi çenemizde, alnımızda veya yanaklarımızda ortaya çıkan bu lezyonlar, genellikle moralimizi bozar ve özgüvenimizi zedeler. Peki, bu davetsiz misafirlerin asıl amacı nedir? Onlar sadece cildimizin bir kusuru mudur, yoksa çok daha derinlerde yatan bir mesaj mı taşımaktadırlar?
Modern tıp, uzun yıllar boyunca akneyi, yani sivilceyi, basit bir cilt yüzeyi problemi olarak ele aldı; gözenekleri temizlemeye, bakterileri öldürmeye ve yağı kurutmaya odaklandı. Oysa bir Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı olarak, vücudu birbiriyle sürekli iletişim halinde olan karmaşık sistemlerin bir bütünü olarak görmekteyim. Bu bütüncül bakış açısıyla, cildimizde ortaya çıkan bir belirtinin, orkestranın farklı bir bölümündeki bir akort bozukluğundan kaynaklanabileceğini biliyorum. Cildimiz, içsel sağlığımızın bir yansımasıdır. Hormonlarımızın dansı, bağırsaklarımızın durumu ve sinir sistemimizin (yani stres seviyemizin) ahengi, eninde sonunda gelip cildimizin tuvaline yansır.
İşte bu nedenle, “Akne sadece bir cilt sorunu değildir” diyoruz. O, vücudumuzun üç temel iletişim ağı olan Hormon Ekseni, Bağırsak Ekseni ve Stres Ekseni arasındaki hassas dengenin bozulduğunun bir işaretidir. Bu rehberde, sivilcenin ardındaki bu karmaşık biyolojik ağları çözecek, her bir eksenin sivilce oluşumuna nasıl katkıda bulunduğunu bilimsel kanıtlarla ortaya koyacak ve en önemlisi, bu kök nedenlere yönelik kalıcı ve bütüncül çözüm yollarını inceleyeceğiz. Çünkü “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” ve size, sivilceyle mücadelenizde sadece belirtileri baskılamak yerine, sorunun kaynağını anlamanız ve iyileştirmeniz için bir yol haritası sunmak, bizim en temel görevimizdir.
Sivilcenin Dört Ana Mekanizması: Cilt Yüzeyinde Neler Oluyor?
Hormonların, beslenmenin ve stresin sivilceyi nasıl tetiklediğini anlamadan önce, cilt yüzeyinde bir sivilcenin hangi temel aşamalardan geçerek oluştuğunu bilmemiz gerekir. Akne Vulgaris’in patofizyolojisi, yani oluşum mekanizması dört ana faktöre dayanır:
1. Aşırı Sebum (Yağ) Üretimi (Sebore)
Cildimizin altında, genellikle kıl köklerine bağlı olan ve sebum adı verilen yağlı bir madde üreten mikroskobik bezler bulunur. Bu bezlere yağ bezleri (sebaceous glands) denir. Sebumun görevi, cildi ve saçı nemli tutmak, koruyucu bir bariyer oluşturmaktır. Ancak hormonal sinyallerle bu bezler aşırı çalıştığında, normalden çok daha fazla sebum üretilir. Bu durum, cildin yağlı ve parlak görünmesine neden olur ve sivilce oluşumunun ilk adımıdır.
2. Tıkanmış Gözenekler (Anormal Folliküler Keratinizasyon)
Kıl köklerimizin içini döşeyen deri hücreleri (keratinositler), normalde düzenli bir döngüyle sürekli olarak dökülür ve gözeneklerden dışarı atılır. Ancak akneye eğilimli ciltlerde bu süreç bozulur. Hücreler daha yapışkan hale gelir ve birbirine yapışarak gözeneklerin ağzını bir tıkaç gibi kapatır. Aşırı üretilen sebum da bu tıkacın arkasında birikmeye başlar. Bu, komedon olarak bilinen siyah veya beyaz noktaların oluşumuna yol açar.
3. Bakteriyel Çoğalma (Cutibacterium acnes)
Cutibacterium acnes (eski adıyla Propionibacterium acnes), normalde cildimizde zararsız bir şekilde yaşayan bir bakteridir. Ancak sebumla tıkanmış, havasız bir gözenek, bu bakterinin çoğalması için mükemmel bir ortam oluşturur. Bakteriler, biriken sebumu besin olarak kullanır ve hızla çoğalmaya başlar.
4. İnflamasyon (İltihaplanma)
Bakterilerin bu aşırı çoğalması, bağışıklık sistemimiz tarafından bir tehdit olarak algılanır. Vücut, bu “istilayla” savaşmak için bölgeye bağışıklık hücrelerini gönderir. Bu savaşın bir sonucu olarak, bölgede kızarıklık, şişlik, ısı artışı ve ağrı ile karakterize bir iltihaplanma (enflamasyon) yanıtı ortaya çıkar. İşte bu iltihaplanma, basit bir komedonu, kırmızı ve ağrılı bir papül veya püstüle (iltihaplı sivilce) dönüştüren şeydir.
Bu dört mekanizma, sivilcenin “nasıl” oluştuğunu açıklar. Şimdi ise asıl soruya, yani bu mekanizmaları ilk başta “ne”yin tetiklediğine, yani kök nedenlere odaklanacağız.
Ana Kumanda Merkezi: HORMON EKSENİ
Hormonlar, vücudumuzun kimyasal habercileridir ve yağ bezlerinin ne kadar sebum üreteceğini kontrol eden orkestra şefleridir.
Androjenler: Sivilcenin Baş Tetikleyicisi
Androjenler, hem erkeklerde hem de kadınlarda bulunan (erkeklerde daha yüksek seviyelerde) bir grup hormondur. Testosteron en bilinen örneğidir. Androjenler, yağ bezlerinin büyümesine ve daha fazla sebum üretmesine neden olan en güçlü sinyallerdir.
- Ergenlik: Ergenlik döneminde androjen seviyelerindeki ani ve dramatik artış, bu dönemde sivilcelerin neden pik yaptığını açıklar.
- Kadınlarda Adet Döngüsü: Kadınların adet döngüsünün ikinci yarısında ve adet döneminden hemen önce, progesteron ve testosteron seviyeleri östrojen seviyelerine göre daha baskın hale gelir. Bu hormonal dalgalanma, adet öncesi sivilcelenmelerin ana nedenidir.
- Polikistik Over Sendromu (PKOS): PKOS, kadınlarda androjen seviyelerinin normalden yüksek olmasıyla karakterize bir durumdur. Bu nedenle, inatçı ve şiddetli yetişkin aknesi, özellikle çene ve boyun bölgesinde yoğunlaşıyorsa, altta yatan bir PKOS’un işareti olabilir.
İnsülin ve IGF-1: Kan Şekerinin Ciltteki Yansıması
İnsülin, kan şekerini düzenleyen hormondur. İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü-1 (IGF-1) ise büyüme ve hücre gelişiminde rol oynayan bir başka hormondur. Bu iki hormon, androjenlerle el ele çalışarak sivilce oluşumunu tetikler. Yüksek glisemik indeksli (kan şekerini hızla yükselten) gıdalar tükettiğimizde, vücut kan şekerini dengelemek için bol miktarda insülin salgılar. Yüksek insülin seviyeleri ise:
- Karaciğerden IGF-1 üretimini artırır.
- Kanda daha fazla serbest androjen dolaşmasına neden olur.
Hem IGF-1 hem de artan androjenler, yağ bezlerini uyararak sebum üretimini patlatır ve gözeneklerin tıkanmasını hızlandırır. Bu nedenle, kan şekeri dengesizliği, hormonal aknenin en önemli dolaylı tetikleyicilerinden biridir.
Vücudun İkinci Beyni: BAĞIRSAK-CİLT EKSENİ
Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, bağırsak sağlığı ile cilt sağlığı arasında doğrudan ve güçlü bir bağlantı olduğunu defalarca kanıtlamıştır. “İkinci beyin” olarak adlandırılan bağırsağımız, trilyonlarca mikroorganizmaya ev sahipliği yapar ve bağışıklık sistemimizin yaklaşık %70’i burada bulunur.
Disbiyozis ve Sızdıran Bağırsak Sendromu
İdeal bir durumda, bağırsağımızdaki “iyi” ve “kötü” bakteriler bir denge içindedir. Ancak yanlış beslenme, stres, antibiyotik kullanımı gibi faktörler bu dengeyi bozarak “kötü” bakterilerin çoğalmasına neden olur. Bu duruma disbiyozis denir. Disbiyozis, bağırsak duvarını kaplayan hücreler arasındaki sıkı bağların gevşemesine ve artmış bağırsak geçirgenliğine (“sızdıran bağırsak”) yol açabilir. Bu durumda, normalde bağırsak içinde kalması gereken tam sindirilmemiş gıda partikülleri, toksinler ve bakteriyel yan ürünler, kan dolaşımına sızar.
Sistemik İnflamasyon ve Ciltteki Yansımaları
Vücudun bağışıklık sistemi, kan dolaşımına sızan bu yabancı maddeleri bir tehdit olarak algılar ve onlarla savaşmak için kronik, düşük seviyeli bir iltihaplanma (sistemik inflamasyon) başlatır. Bu iltihabi moleküller (sitokinler), kan yoluyla tüm vücuda yayılır ve cilde ulaştıklarında, akne lezyonlarının oluşumunu ve şiddetlenmesini tetiklerler. Yani, bağırsakta başlayan yangın, dumanını ciltte gösterir.
Aşağıdaki tablo, bağırsak ve cilt sağlığı için dost ve düşman olan besinleri özetlemektedir.
Sivilce Dostu Besinler (Anti-inflamatuar) | Sivilce Düşmanı Besinler (İnflamatuar) |
Omega-3 Zengini Yağlı Balıklar (Somon, Sardalya) | Şeker ve Şekerli İçecekler (Kola, Meyve Suyu) |
Koyu Yeşil Yapraklı Sebzeler (Ispanak, Pazı) | Beyaz Unlu Mamuller (Beyaz Ekmek, Makarna, Poğaça) |
Renkli Meyve ve Sebzeler (Böğürtlen, Havuç, Biber) | İşlenmiş ve Paketli Gıdalar (Cips, Bisküvi, Hazır Yemekler) |
Probiyotik Gıdalar (Kefir, Ev Yoğurdu, Turşu) | Trans Yağlar (Margarin, Fast Food Ürünleri) |
Çinko Zengini Gıdalar (Kabak Çekirdeği, Mercimek) | Aşırı Süt ve Süt Ürünleri (Özellikle yağsız süt) |
Yeşil Çay ve Zerdeçal | İşlenmiş Et Ürünleri (Salam, Sosis) |
Görünmez Düşman: BEYİN-CİLT EKSENİ (Stres)
Yoğun bir sınav haftasından veya stresli bir iş toplantısından sonra yüzünüzde beliren o kocaman sivilce bir tesadüf değildir. Beynimiz ve cildimiz, embriyonik gelişim sırasında aynı hücre katmanından (ektoderm) köken alır ve hayat boyu bu derin bağlantıyı sürdürürler.
Kortizol: Stres Hormonunun Ciltteki Yansımaları
Zihinsel veya duygusal bir stres yaşadığımızda, beynimizdeki hipotalamus, hipofiz bezini uyarır, o da böbreküstü bezlerine sinyal göndererek kortizol adlı stres hormonunu salgılatır. Bu karmaşık yolağa Hipotalamus-Hipofiz-Adrenal (HPA) Ekseni denir. Kısa süreli stres anlarında kortizol hayat kurtarıcı olabilirken, kronik (sürekli) stres durumunda yüksek seyreden kortizol seviyeleri cildimiz için bir felakettir:
- Sebum Üretimini Artırır: Kortizol, doğrudan yağ bezlerini uyararak daha fazla sebum üretmelerine neden olur.
- İltihaplanmayı Şiddetlendirir: Yüksek kortizol, bağışıklık sisteminin dengesini bozarak vücuttaki iltihaplanma seviyelerini artırır. Bu, mevcut sivilcelerin daha kırmızı, daha şiş ve daha ağrılı hale gelmesine neden olur.
- Cilt Bariyerini Zayıflatır: Stres, cildin koruyucu bariyer fonksiyonunu bozar, cildi daha hassas ve dış etkenlere karşı daha savunmasız hale getirir.
- İyileşmeyi Yavaşlatır: Stres, cildin kendini onarma ve yenileme süreçlerini yavaşlatır. Bu da sivilcelerin daha uzun süre kalmasına ve iz bırakma olasılığının artmasına neden olur.
Stres, Uykusuzluk ve Kısır Döngü
Stres genellikle kalitesiz uykuya, kalitesiz uyku ise ertesi gün daha fazla strese yol açar. Bu bir kısır döngüdür. Vücudumuzun ve cildimizin kendini onardığı en önemli zaman dilimi uykudur. Yeterince uyumadığımızda, hormon dengemiz daha da bozulur, iltihaplanma artar ve cilt kendini yenileyemez.
Stres yönetimi, bu nedenle, bir lüks değil, akne tedavisinin temel bir parçasıdır.
Stres Yönetimi Tekniği | Cilt Sağlığına Faydası | Nasıl Uygulanır? |
Derin Nefes Egzersizleri | Kortizol seviyelerini düşürür, sinir sistemini sakinleştirir. | Günde birkaç kez 5 dakika boyunca burnunuzdan 4 saniyede nefes alıp, 7 saniye tutup, 8 saniyede ağzınızdan verin. |
Meditasyon / Farkındalık | Stres algısını azaltır, iltihaplanmayı düşürür. | Günde 10-15 dakika sessiz bir yere oturun ve sadece nefesinize odaklanın. Rehberli meditasyon uygulamaları kullanabilirsiniz. |
Doğa Yürüyüşleri | Kortizolü düşürür, D vitamini sentezini destekler, ruh halini iyileştirir. | Haftada birkaç kez en az 30 dakika yeşil bir alanda tempolu yürüyüş yapın. |
Yoga / Tai Chi | Vücuttaki gerginliği azaltır, esnekliği artırır, zihin-beden bağlantısını güçlendirir. | Başlangıç seviyesi online derslere veya bir stüdyoya katılın. |
Ekran Detoksu | Mavi ışık maruziyetini azaltır, uyku kalitesini artırır. | Yatmadan en az 1 saat önce telefon, tablet gibi ekranlardan uzak durun. |
Özet ve Sonuç Paragrafları
Sivilce, yüzümüzde beliren basit bir lezyondan çok daha fazlasıdır; o, vücudumuzun karmaşık iç dünyasından gelen bir mesajdır. Bu mesajı doğru okumak, kalıcı bir çözüm için atılacak ilk ve en önemli adımdır. Gördüğümüz gibi, aknenin kökeninde, birbiriyle sürekli etkileşim halinde olan üç ana eksen yatmaktadır: Hormonlarımızın hassas dengesi, bağırsaklarımızın sağlığı ve stresle yönettiğimiz zihinsel durumumuz. Bu eksenlerden birindeki bir aksaklık, bir domino taşı gibi diğerlerini de etkileyerek, en sonunda kendini cildimizde bir sivilce olarak gösterir.
Bu nedenle, akneyle mücadele, sadece cildi dışarıdan temizlemeye veya kurutmaya yönelik bir savaş olmamalıdır. Bu, vücudu bir bütün olarak ele alan, içeriden dışarıya doğru bir iyileşme yolculuğu olmalıdır. Bu yolculuk, kan şekerimizi zıplatan işlenmiş gıdalar yerine, iltihaplanmayı azaltan antioksidan zengini “Tarladan Sofraya” felsefesine uygun besinleri seçmekle başlar. Bağırsak floramızı besleyen probiyotiklerle devam eder. Ve en önemlisi, modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası olan stresi, derin bir nefesle, bir doğa yürüyüşüyle veya sadece kendimize ayırdığımız birkaç dakikalık sessiz bir anla yönetmeyi öğrenmekle tamamlanır. Cildinizin size gönderdiği mesajlara kulak verdiğinizde, ona sadece yüzeysel bir çözüm değil, tüm vücudunuza şifa verecek bütüncül bir yanıt vermiş olursunuz.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Hormonal akne en çok yüzün neresinde çıkar?
Hormonal akne, özellikle yetişkin kadınlarda, tipik olarak yüzün alt kısmında, yani “U bölgesi” olarak adlandırılan çene, çene hattı ve boyun bölgesinde yoğunlaşma eğilimindedir. Bu sivilceler genellikle daha derin, kistik, ağrılı ve inatçı olma eğilimindedir. Adet döngüsüne paralel olarak ayın belirli zamanlarında alevlenmesi de hormonal aknenin önemli bir işaretidir.
Sivilceye neden olan yiyecekler hangileridir?
Bilimsel kanıtlar en çok üç grup gıdanın sivilceyi tetikleyebileceğini göstermektedir: 1) Yüksek Glisemik İndeksli Gıdalar: Şeker, beyaz ekmek, beyaz pirinç, patates gibi kan şekerini hızla yükselten besinler. 2) Süt ve Süt Ürünleri:Özellikle yağsız sütün, içerdiği büyüme hormonları (IGF-1 gibi) nedeniyle sivilceyi tetikleyebileceğine dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. 3) İşlenmiş Gıdalar ve Trans Yağlar: Vücutta iltihaplanmayı artırarak akneyi şiddetlendirirler.
Stres anında çıkan sivilceler için hızlı bir çözüm var mı?
Stres anında çıkan iltihaplı bir sivilce için en hızlı çözüm, iltihabı ve kızarıklığı azaltmaya odaklanmaktır. Sivilcenin üzerine kısa süreli (bir beze sarılı) buz uygulamak şişliği azaltabilir. Salisilik asit veya benzoil peroksit içeren lokal (spot) sivilce kurutucu ürünler, gözenekleri temizlemeye ve bakterileri öldürmeye yardımcı olabilir. En önemlisi, sivilceyi sıkmaya çalışmaktan kesinlikle kaçınmaktır, çünkü bu iltihabın yayılmasına, iyileşme süresinin uzamasına ve kalıcı iz kalmasına neden olabilir.
Yüzdeki sivilcelerin çıktığı yerlerin bir anlamı var mı? (Yüz Haritalama)
Yüz haritalama, geleneksel Çin ve Ayurveda tıbbına dayanan, yüzün farklı bölgelerindeki sivilceleri farklı iç organlardaki sorunlarla ilişkilendiren bir konsepttir. Örneğin, alındaki sivilcelerin sindirim sistemiyle, çenedekilerin hormonlarla ilişkili olduğu düşünülür. Modern bilim bu bağlantıları birebir doğrulamasa da, altında yatan bütüncül felsefe doğrudur. Özellikle çene hattındaki aknenin hormonal olduğu ve yanaklardaki aknenin telefon veya yastık kılıfı gibi dış etkenlerden veya bağırsak sorunlarından etkilenebileceği gibi bazı genel eğilimler tıbbi olarak da kabul görmektedir.
Sivilce izleri nasıl geçer? Kalıcı mıdır?
Sivilce izlerinin tedavisi, izin türüne (kırmızı leke, kahverengi leke, çökük iz, kabarık iz) bağlıdır. Kırmızı ve kahverengi lekeler (post-inflamatuar hiperpigmentasyon), cildin kendini yenilemesiyle zamanla geçebilir. C vitamini, niasinamid, azelaik asit içeren serumlar ve düzenli güneş kremi kullanımı bu süreci hızlandırır. Çökük veya kabarık yara izleri (atrofik/hipertrofik skarlar) ise daha kalıcıdır ve genellikle kimyasal peeling, mikroiğneleme, lazer tedavileri gibi profesyonel dermatolojik müdahaleler gerektirir.
Sadece yüzümü çok iyi yıkamam sivilcelerimi geçirir mi?
Hayır, tek başına yeterli değildir. Cildi temiz tutmak önemli bir adım olsa da, aşırı yıkamak veya sert, tahriş edici temizleyiciler kullanmak cildin koruyucu bariyerine zarar verir, cildi kurutur ve cildin daha fazla yağ üreterek tepki vermesine neden olabilir. Bu da sivilceleri daha da kötüleştirebilir. Sabah ve akşam, cildin pH’ına uygun, nazik bir temizleyici ile yıkamak yeterlidir. Asıl çözüm, makalede de belirttiğimiz gibi içsel nedenleri ele almaktır.
Hangi vitamin ve mineraller sivilceye iyi gelir?
Bazı vitamin ve minerallerin eksikliği akneyi şiddetlendirebilirken, takviyeleri cildin iyileşmesine yardımcı olabilir. Çinko, anti-inflamatuar özelliklere sahiptir ve sebum üretimini düzenlemeye yardımcı olur. A Vitamini (ve türevleri olan retinoidler), hücre yenilenmesini düzenler ve gözeneklerin tıkanmasını önler. D Vitamini, bağışıklık sistemini düzenler. Omega-3 Yağ Asitleri, vücuttaki genel iltihaplanmayı azaltarak sivilceye iyi gelir. Ancak bu takviyeleri kullanmadan önce mutlaka bir hekime danışılmalıdır.
Kaynaklar
- Zaenglein, A. L., Pathy, A. L., Schlosser, B. J., Alikhan, A., Baldwin, H. E., Berson, D. S., … & Keri, J. E. (2016). Guidelines of care for the management of acne vulgaris. Journal of the American Academy of Dermatology, 74(5), 945-973.
- Melnik, B. C. (2015). Linking diet to acne metabolomics, inflammation, and comedogenesis: an update. Clinical, cosmetic and investigational dermatology, 8, 371. DOI: 10.2147/CCID.S90474
- Bowe, W. P., & Logan, A. C. (2011). Acne vulgaris, a disease of Western civilization. Archives of dermatology, 145(1), 67-67.
- Zari, S., & Al-Rahimi, F. (2019). The relationship between stress and acne vulgaris among medical students. Clinical, cosmetic and investigational dermatology, 12, 583.
- Lee, Y. B., Byun, E. J., & Kim, H. S. (2019). Potential role of the microbiome in acne: a comprehensive review. Journal of clinical medicine, 8(7), 987. DOI: 10.3390/jcm8070987
- Thiboutot, D., Gollnick, H., Bettoli, V., Dréno, B., Kang, S., Leyden, J. J., … & Global Alliance to Improve Outcomes in Acne. (2009). New insights into the management of acne: an update from the Global Alliance to Improve Outcomes in Acne group. Journal of the American Academy of Dermatology, 60(5), S1-S50.
- Geller, L., Rosen, J., & Koral, A. (2014). The impact of psychological stress on the skin. The Journal of clinical and aesthetic dermatology, 7(1), 38.
Cildinizin İçsel Dengesini Destekleyen Bütüncül Formüller
- Dr.Şen TasNax
- İçerik: Magnezyum, Melisa, Çarkıfelek (Passiflora), Karabaş Otu.
- Kullanım Amacı: Stres-cilt eksenini hedef alır. Stres hormonu kortizolün sivilce üzerindeki tetikleyici etkisini yönetmeye yardımcı olur. Sinir sistemini sakinleştirir, uyku kalitesini artırır ve stresle başa çıkmayı destekler.
- Dr. Şen Omega-3 Koenzim Q10
- İçerik: Omega-3 (EPA ve DHA), Koenzim Q10 ve D3 Vitamini.
- Kullanım Amacı: Bağırsak-cilt eksenini destekler. Omega-3 yağ asitleri, sivilcenin temel mekanizmalarından biri olan sistemik iltihaplanmayı (enflamasyonu) azaltmaya yardımcı olan güçlü anti-inflamatuar özelliklere sahiptir.
- Dr. Şen İmmünor
- İçerik: Çinko, Selenyum, C Vitamini, Kara Mürver, Beta Glukan.
- Kullanım Amacı: Cilt sağlığı ve bağışıklığı için kritik öneme sahip Çinko ve Selenyum içerir. Çinko, sebum üretiminin dengelenmesine ve iltihaplanmanın kontrol altına alınmasına yardımcı olurken, C Vitamini cildin onarım süreçleri için gereklidir.
Kesinlikle İçermez! Tüm ürünlerimiz renklendirici, yapay aroma, tatlandırıcı ve koruyucu maddeler kullanılmadan üretilmiştir. Gluten, buğday, maya, soya ve süt ürünleri gibi potansiyel alerjenleri barındırmaz. Ağır metallerden arındırılmıştır. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar (GDO) içermez. Şeker, tuz ve nişasta eklenmemiştir.
Saklama Koşulları ve Uyarılar: Lütfen her ürünün kendi ambalajı üzerindeki saklama koşulları ve uyarılar bölümünü dikkatlice okuyunuz. Genel olarak ürünler çocukların ulaşamayacağı yerlerde, 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, direkt güneş ışığından korunarak orijinal ambalajında saklanmalıdır. Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme döneminde, ya da hastalık veya ilaç kullanımı durumlarında doktorunuza danışınız.
*Reklam ve ürün tanıtımı içerir.