İçindekiler
- 1 Nöral Tüp: Bebeğinizin Beyin ve Omuriliğinin İlk Taslağı
- 2 Folik Asit (B9 Vitamini): Hücresel İnşaatın Kilit Ustası
- 3 Doğru Zaman ve Doğru Dozaj: Bilmeniz Gereken Her Şey
- 4 Folik Asit Kaynakları ve Özel Durumlar
- 5 Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 5.0.1 Hamile olduğumu yeni öğrendim ve daha önce folik asit kullanmadım. Ne yapmalıyım?
- 5.0.2 Folik asit ile folat arasındaki fark nedir? Hangisini tercih etmeliyim?
- 5.0.3 MTHFR gen mutasyonum varsa normal folik asit işe yaramaz mı?
- 5.0.4 Günlük önerilen folik asit dozu nedir? Daha fazlasını almak zararlı mıdır?
- 5.0.5 Folik asit takviyesine ne zaman başlayıp ne zaman bırakmalıyım?
- 5.0.6 Sadece folat zengini yiyecekler yemek yeterli korumayı sağlar mı?
- 5.0.7 Folik asit kilo aldırır mı veya iştah açar mı?
- 6 Kaynaklar
- 7 Bebeğinizin Geleceği İçin Atacağınız En Sağlam Temel
Anahtar Bilgiler
- Folik Asit Neden Hayatidir?: Folik asit, bebeğin beyin ve omuriliğini oluşturan “nöral tüp” adlı yapının doğru bir şekilde kapanması için zorunludur. Yetersizliği, spina bifida (ayrık omurga) ve anensefali (beynin büyük bir kısmının gelişmemesi) gibi yıkıcı ve kalıcı doğum kusurlarına (Nöral Tüp Defektleri – NTD) yol açar.
- Kritik Zamanlama: Hamile Kalmadan Önce Başlayın: Nöral tüp, döllenmeden sonraki 3. ve 4. haftalar arasında, yani çoğu kadının henüz hamile olduğunu bile bilmediği bir dönemde kapanır. Bu nedenle, koruyucu etkinin tam olabilmesi için folik asit takviyesine hamilelik planlanmadan en az 1 ay (ideali 3 ay) öncebaşlanmalı ve hamileliğin ilk 12 haftası boyunca devam edilmelidir.
- Standart Dozaj 400 Mikrogramdır (mcg): Hamile kalma potansiyeli olan tüm kadınların, beslenmelerine ek olarak günde 400 mikrogram (mcg) veya 0.4 miligram (mg) folik asit takviyesi alması evrensel olarak önerilmektedir.
- Yüksek Risk Gruplarında Doz Artırılır: Daha önce NTD’li bir bebek dünyaya getirmiş, diyabeti olan, bazı epilepsi ilaçlarını kullanan veya obezitesi olan kadınların daha yüksek doza (genellikle günde 4000-5000 mcg) ihtiyacı olabilir. Bu doz, mutlaka hekim kontrolünde belirlenmelidir.
- Folat ve Folik Asit Farklıdır: Folat, ıspanak ve mercimek gibi besinlerde doğal olarak bulunan formdur. Folik asit ise takviyelerde ve zenginleştirilmiş gıdalarda kullanılan, vücut tarafından daha kolay emilen ve NTD’leri önlemedeki etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış sentetik formdur.
- Beslenme Tek Başına Yeterli Değildir: Folat açısından zengin beslenmek çok önemli olsa da, sadece diyetle NTD’leri önlemek için gereken koruyucu seviyeye ulaşmak ve bu seviyeyi garanti altına almak zordur. Bu nedenle takviye kullanımı şarttır.
- MTHFR Gen Mutasyonu Olanlar Dikkat: Bazı kişilerde bulunan MTHFR genindeki bir varyasyon, sentetik folik asidin vücutta aktif formu olan metilfolata dönüştürülmesini zorlaştırabilir. Bu durumda, doğrudan aktif form olan metilfolat takviyesi kullanmak daha etkili olabilir.
Ağustos ayı yazın son demlerini yaşadığımız, birçoğumuz için yeni başlangıçların ve gelecek planlarının yapıldığı bir döneme işaret ediyor. Aile kurma hayali de bu planların en kutsallarından biri. Bu hayali kuran her müstakbel anne ve babanın bilmesi gereken bir gerçek var: Bir çocuğun sağlıklı geleceği, anne karnına düştüğü ilk andan, hatta o andan bile öncesinde atılan doğru adımlarla şekillenir. Bu adımların en basiti, en ucuzu ve belki de en hayat kurtarıcı olanı ise folik asit adı verilen bir B vitamininin yeterli düzeyde alınmasıdır.
Bir Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı olarak, meslek hayatım boyunca spina bifida gibi nöral tüp defektleriyle dünyaya gelmiş çocukların ve ailelerinin yaşadığı zorluklara pek çok kez şahit oldum. Omuriliğin bir kese şeklinde sırtan dışarıya çıktığı, bacaklarda felçten idrar ve dışkı kontrolü sorunlarına kadar ömür boyu sürecek güçlüklere neden olan bu durumu görmenin yarattığı hissi tarif etmek zordur. Hele ki bu durumun, hamilelikten sadece birkaç ay önce başlanacak basit bir vitamin takviyesi ile %70’e varan oranlarda önlenebileceğini bilmek, konunun önemini ve aciliyetini katbekat artırmaktadır.
Bu makalede, folik asidi sadece bir vitamin olarak değil, bebeğinizin en temel yaşam hakkı olan sağlıklı bir sinir sistemine sahip olmasının bir garantisi olarak ele alacağız. “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” düsturuyla, bu hayati bilgiyi en anlaşılır ve en kapsamlı şekilde sizlere sunmayı amaçlıyorum. Nöral tüp nedir ve hayatın ilk günlerinde nasıl oluşur? Folik asit bu süreçte hangi kilit rolü oynar? Ne zaman, ne kadar ve nasıl alınmalıdır? Besinler tek başına yeterli midir? Tüm bu soruların cevaplarını bilimsel kanıtlarla ve bir hekimin gözünden aktararak, bilinçli bir başlangıç yapmanıza ve bebeğinizin geleceği için en sağlam temeli atmanıza yardımcı olacağız.
Nöral Tüp: Bebeğinizin Beyin ve Omuriliğinin İlk Taslağı
Hamileliğin ilk haftaları, insan yaşamının en hızlı ve en mucizevi gelişim sürecidir. Tek bir döllenmiş yumurta hücresi, baş döndürücü bir hızla bölünerek trilyonlarca hücreden oluşan karmaşık bir organizmaya dönüşür. Bu sürecin en kritik olaylarından biri, sinir sisteminin temelini oluşturan nöral tüpün oluşumudur.
Hayatın İlk 28 Günü: Her Şeyin Belirlendiği Kritik Pencere
Döllenmeden yaklaşık 17 gün sonra, gelişmekte olan embriyonun sırt kısmında “nöral plaka” adı verilen düz bir hücre tabakası oluşur. Takip eden günlerde, bu plakanın kenarları yavaş yavaş yukarı doğru kıvrılmaya başlar ve adeta bir fermuar gibi ortada birleşerek bir tüp oluşturur. İşte bu yapıya nöral tüp denir. Bu kapanma süreci, döllenmeden sonraki 28. günde, yani hamileliğin 4. haftasının sonunda tamamlanır.
Bu sürecin neden bu kadar önemli olduğunu anlamak için şu gerçeği bilmek gerekir:
- Nöral tüpün üst kısmı, gelecekteki beyni oluşturacaktır.
- Nöral tüpün geri kalanı ise, vücudun tüm komuta merkezini taşıyan omuriliği oluşturacaktır.
Bu kapanma sürecinin kusursuz bir şekilde tamamlanması, sağlıklı bir merkezi sinir sistemi için pazarlık kabul etmeyen bir zorunluluktur.
Kapanma Olmadığında Ne Olur? Nöral Tüp Defektleri (NTD)
Eğer bu fermuar benzeri kapanma sürecinde bir aksaklık olursa, Nöral Tüp Defekti (NTD) adı verilen ciddi doğum kusurları ortaya çıkar. Bu kusurların en yaygın ve en bilinen iki türü şunlardır:
- Spina Bifida (Ayrık Omurga): Nöral tüpün alt kısımlarında, omurgayı oluşturan kemiklerin tam olarak birleşememesi ve omuriliğin açıkta kalması durumudur. En ağır formlarında (meningomiyelosel), omurilik ve onu çevreleyen zarlar, sırtta bir kese şeklinde dışarıya çıkar. Bu durum, etkilenen seviyenin altındaki sinirlerin hasar görmesine neden olur. Sonuçları;
- Bacaklarda değişen derecelerde felç ve his kaybı,
- Yürüme güçlüğü veya tekerlekli sandalyeye bağımlılık,
- İdrar ve dışkı kontrolünün olmaması (mesane ve bağırsak sorunları),
- Beyinde su toplanması (hidrosefali) ve buna bağlı öğrenme güçlükleri olabilir. Spina bifidalı bir birey, hayatı boyunca bir dizi ameliyat ve sürekli tıbbi bakım gerektirir.
- Anensefali: Nöral tüpün üst kısmının, yani beyni oluşturacak olan kısmın kapanmaması durumudur. Bu, beynin serebrum gibi büyük ve üst düzey fonksiyonları yerine getiren kısımlarının ve üzerini kaplayan kafatası kemiklerinin gelişmemesi anlamına gelir. Anensefali, yaşamla bağdaşmayan, ölümcül bir durumdur. Bu bebekler ya anne karnında ya da doğumdan kısa bir süre sonra kaybedilir.
Bu iki yıkıcı durumun ortak bir noktası vardır: Büyük oranda, anne adayının hamile kalmadan önce ve hamileliğin ilk haftalarında yeterli folik asit almamasıyla ilişkilidirler.
Folik Asit (B9 Vitamini): Hücresel İnşaatın Kilit Ustası
Peki, folik asit adı verilen bu basit molekül, nasıl olur da bu kadar önemli bir süreci yönetebilir? Cevap, folik asidin vücuttaki en temel görevinde saklıdır: hücre bölünmesi ve DNA sentezi.
Folat ve Folik Asit Arasındaki Fark Nedir?
Bu iki terim sık sık birbirinin yerine kullanılsa da, aralarında önemli bir fark vardır:
- Folat: B9 vitamininin besinlerde (ıspanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, mercimek, portakal) doğal olarak bulunan formudur.
- Folik Asit: B9 vitamininin takviyelerde ve zenginleştirilmiş gıdalarda (bazı unlar, kahvaltılık gevrekler) kullanılan sentetik, yani insan yapımı formudur. Folik asit, folata göre daha stabildir ve vücut tarafından daha yüksek oranda emilir (biyoyararlanımı daha yüksektir).
Nöral tüp defektlerini önlemedeki etkinliği, binlerce kadın üzerinde yapılan büyük klinik çalışmalarla kanıtlanmış olan form folik asittir. Bu nedenle, sağlık otoriteleri özellikle takviye olarak folik asit alınmasını önermektedir.
DNA Sentezindeki ve Hücre Bölünmesindeki Hayati Rolü
Yeni bir canlının oluşumu, trilyonlarca hücrenin baş döndürücü bir hızla bölünmesi ve çoğalması demektir. Her bir hücre bölündüğünde, kendi genetik materyali olan DNA’yı kopyalamak ve yeni hücreye aktarmak zorundadır. Folik asit, DNA’nın yapı taşları olan nükleotidlerin (timin, adenin, guanin, sitozin) sentezlenmesi için mutlak gerekli bir koenzimdir.
Yeterli folik asit olmadığında:
- DNA sentezi yavaşlar ve hatalı hale gelir.
- Hücreler düzgün bir şekilde bölünemez ve çoğalamaz.
Nöral tüpün kapandığı o kritik ilk 28 günde, hücre bölünme hızı en yüksek seviyededir. Vücutta yeterli folik asit yoksa, nöral tüpü oluşturacak hücreler yeterince hızlı çoğalamaz ve fermuar olması gerektiği gibi kapanamaz. Sonuç, bir Nöral Tüp Defekti’dir. Folik asit, bu hücresel inşaat alanındaki en kritik ve en vazgeçilmez ustadır.
Doğru Zaman ve Doğru Dozaj: Bilmeniz Gereken Her Şey
Folik asidin koruyucu etkisinden tam olarak faydalanabilmek için “ne kadar” ve “ne zaman” alınacağını bilmek, en az neden önemli olduğunu bilmek kadar kritiktir.
Ne Zaman Başlamalı? Altın Kural: “Hamile Kalmadan Önce”
Daha önce de vurguladığımız gibi, nöral tüpün kapanması, çoğu kadının hamile olduğunun farkına vardığı dönemden önce gerçekleşir. Hamileliği öğrendikten sonra folik asite başlamak, bu en kritik pencereyi kaçırmak anlamına gelir ve koruyucu etkisi büyük ölçüde azalır.
Bu nedenle, tüm uluslararası ve ulusal sağlık otoritelerinin (Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Birliği, T.C. Sağlık Bakanlığı) ortak ve net tavsiyesi şudur:
Doğurganlık çağındaki, yani hamile kalma potansiyeli olan her kadın, hamilelik planlasın ya da planlamasın, her gün folik asit takviyesi almalıdır.
Eğer aktif olarak hamile kalmaya çalışıyorsanız, takviyeye gebe kalmayı planladığınız tarihten en az 1 ay, ideali ise 3 ay önce başlamalısınız. Takviyeye, hamileliğin ilk 12 haftası (ilk trimester) boyunca kesintisiz olarak devam edilmelidir. Hekiminiz, hamileliğin ilerleyen dönemlerinde de folik asit içeren multivitaminlere devam etmenizi önerebilir.
Standart Dozaj: Günde 400 Mikrogram (mcg)
Herhangi bir özel risk faktörü bulunmayan sağlıklı kadınlar için önerilen standart günlük doz 400 mikrogram (mcg)veya 0.4 miligram (mg)‘dır. Türkiye’deki eczanelerde bulunan çoğu folik asit takviyesi veya hamilelik öncesi multivitaminleri bu dozu içerir.
Yüksek Risk Grupları İçin Yüksek Dozaj (4000-5000 mcg)
Bazı kadınlar, nöral tüp defektli bir bebek sahibi olma açısından daha yüksek risk taşırlar. Bu kadınların, standart dozun yaklaşık 10 katı olan, günde 4000 mcg (4 mg) veya 5000 mcg (5 mg) gibi çok daha yüksek bir dozda folik asit alması gerekebilir. Bu yüksek doz, mutlaka bir hekim tarafından reçete edilmeli ve takip edilmelidir.
Aşağıdaki tablo, kimlerin yüksek risk grubunda olduğunu ve önerilen dozları özetlemektedir.
Risk Grubu | Açıklama | Önerilen Doz (Hekim Kontrolünde) |
Daha Önce NTD’li Gebelik Öyküsü | Kendisinin veya partnerinin önceki gebeliğinde NTD (spina bifida, anensefali) öyküsü olanlar. | Günde 4000-5000 mcg (4-5 mg) |
Ailede NTD Öyküsü | Kendisinde veya partnerinin yakın akrabalarında NTD öyküsü olanlar. | Günde 4000-5000 mcg (4-5 mg) |
Bazı Anti-epileptik İlaç Kullanımı | Valproik asit, karbamazepin gibi bazı sara (epilepsi) ilaçları folat metabolizmasını bozar. | Günde 4000-5000 mcg (4-5 mg) |
Diyabet (Şeker Hastalığı) | Önceden var olan Tip 1 veya Tip 2 diyabetli kadınlar. | Günde 1000-5000 mcg (1-5 mg) (Hekim kararına göre) |
Obezite | Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30’un üzerinde olan kadınlar. | Günde 5000 mcg (5 mg) |
MTHFR Gen Mutasyonu | Folik asidin aktif forma dönüşümünü etkileyen genetik bir varyasyon. | Doz hekim tarafından belirlenir (Genellikle aktif folat formu önerilir). |
Çölyak veya Crohn Hastalığı | Folat emilimini bozan sindirim sistemi hastalıkları olanlar. | Doz hekim tarafından belirlenir. |
Folik Asit Kaynakları ve Özel Durumlar
Takviyeler hayati öneme sahip olsa da, folat açısından zengin bir beslenme düzeni, genel sağlık ve başarılı bir hamilelik için vazgeçilmezdir.
Besinlerdeki Doğal Folat Kaynakları
Doğal folat, özellikle belirli gıda gruplarında yoğun olarak bulunur. “Folat” kelimesinin, Latince “yaprak” anlamına gelen “folium”dan geldiğini unutmayın; bu, en iyi kaynakların nerede bulunacağına dair harika bir ipucudur.
- Koyu Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, roka, pazı, marul, kara lahana, kuşkonmaz, bamya.
- Baklagiller: Mercimek, nohut, kuru fasulye, barbunya. Mercimek en zengin kaynaklardan biridir.
- Turunçgiller: Portakal, mandalina, greyfurt ve suları.
- Zenginleştirilmiş Tahıllar: Birçok ülkede, NTD’leri önlemek amacıyla un, ekmek, makarna ve kahvaltılık gevreklere sentetik folik asit eklenir. Ürün etiketini kontrol edin.
- Diğer Kaynaklar: Avokado, pancar, brokoli, Brüksel lahanası, ay çekirdeği, karaciğer.
Aşağıdaki tablo, bazı zengin folat kaynaklarını ve içerdikleri yaklaşık miktarları göstermektedir.
Besin | Porsiyon | Yaklaşık Folat Miktarı (mcg) |
Mercimek (pişmiş) | 1 su bardağı | 358 |
Ispanak (pişmiş) | 1 su bardağı | 263 |
Kuşkonmaz (pişmiş) | 1 su bardağı | 268 |
Nohut (pişmiş) | 1 su bardağı | 282 |
Avokado | Yarım | 82 |
Brokoli (çiğ) | 1 su bardağı | 57 |
Portakal Suyu | 1 su bardağı | 74 |
Bu rakamlar umut verici görünse de, besinlerdeki folatın ısıya ve ışığa duyarlı olduğunu ve pişirme sırasında bir kısmının kaybolduğunu unutmamak gerekir. Ayrıca, vücut tarafından emilimi sentetik folik aside göre daha düşüktür. Bu nedenle, sağlıklı beslenme takviyenin yerini tutmaz, onu tamamlar.
MTHFR Gen Mutasyonu ve Aktif Folat (L-Metilfolat)
Son yıllarda üzerinde daha fazla durulan önemli bir konu da MTHFR genidir. Bu gen, metilentetrahidrofolat redüktaz adlı bir enzimin üretiminden sorumludur. Bu enzim, hem besinlerle aldığımız folatı hem de takviyelerle aldığımız sentetik folik asidi, vücudun kullanabileceği son aktif form olan L-metilfolat‘a dönüştürür.
Nüfusun önemli bir kısmında, bu genin etkinliğini azaltan yaygın bir genetik varyasyon (polimorfizm) bulunur. Bu varyasyona sahip kişiler, folik asidi L-metilfolata verimli bir şekilde dönüştüremezler. Bu durumda, standart folik asit takviyesi alsalar bile, kanlarında aktif folat seviyeleri yeterince yükselmeyebilir.
Bu nedenle, özellikle tekrarlayan düşük öyküsü olan, ailesinde NTD bulunan veya bilinen MTHFR mutasyonuna sahip kadınlar için, hekimler doğrudan vücudun kullanıma hazır formu olan L-metilfolat takviyesi önerebilirler.
Özet ve Sonuç Paragrafları
Bebeğinizin sağlığı için atacağınız adımların belki de en önemlisi ve en etkilisi, hamilelik yolculuğuna çıkmadan önce başlar. Folik asit, bu yolculuğun en kritik ilk haftalarında, bebeğinizin beyin ve omuriliğinin sağlıklı bir şekilde oluşmasını sağlayan, adeta bir koruyucu melektir. Bu basit B vitamininin yeterli düzeyde alınması, spina bifida ve anensefali gibi, bir ailenin hayatını sonsuza dek değiştirebilecek yıkıcı doğum kusurlarını büyük oranda önleyebilecek güce sahiptir.
Bu rehberde altını çizdiğimiz gibi, anahtar kelimeler “zamanlama” ve **”doğru doz”**dur. Nöral tüpün, çoğu kadının hamile olduğunu bile bilmediği ilk 28 gün içinde kapandığı gerçeği, folik asit takviyesine neden hamile kalmadan en az 1-3 ay önce başlanması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Standart olarak önerilen günde 400 mikrogramlık doz, çoğu kadın için yeterli korumayı sağlarken, belirli risk faktörlerine sahip anne adaylarının hekim kontrolünde çok daha yüksek dozlara ihtiyacı olabileceğini unutmamak gerekir.
Ispanaktan mercimeğe, doğanın bize sunduğu folat zengini besinler soframızın vazgeçilmezi olmalıdır; ancak tek başına diyetin bu kritik dönemde yeterli korumayı garanti edemeyeceği ve takviyenin şart olduğu bilimsel bir gerçektir. Sağlıklı bir başlangıç, sağlıklı bir geleceğin en sağlam temelidir. Hamilelik planlıyorsanız veya hamile kalma olasılığınız varsa, bugün bir folik asit takviyesine başlamak, çocuğunuza verebileceğiniz en değerli ve en anlamlı armağanlardan biridir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Hamile olduğumu yeni öğrendim ve daha önce folik asit kullanmadım. Ne yapmalıyım?
Öncelikle panik yapmayın. Bu oldukça yaygın bir durumdur. Yapmanız gereken ilk şey, hamile olduğunuzu öğrenir öğrenmez hemen günde 400 mcg folik asit takviyesine başlamak ve ilk kadın doğum randevunuzu almaktır. Hamileliği öğrendikten sonra başlamak, hiç başlamamaktan kesinlikle daha iyidir ve bebeğin ilerleyen gelişim süreçleri için hala çok faydalıdır. Hekiminiz, durumunuzu değerlendirerek size en uygun tavsiyelerde bulunacaktır.
Folik asit ile folat arasındaki fark nedir? Hangisini tercih etmeliyim?
Folat, B9 vitamininin ıspanak, mercimek gibi gıdalarda bulunan doğal formudur. Folik asit ise takviyelerde kullanılan sentetik formudur. Folik asit, vücut tarafından folata göre daha kolay emilir ve biyoyararlanımı daha yüksektir. Nöral tüp defektlerini (NTD) önlemedeki etkinliği büyük klinik çalışmalarla kanıtlanmış olan form folik asittir. Bu nedenle, hamilelik öncesi ve erken hamilelik döneminde özellikle folik asit takviyesi önerilir.
MTHFR gen mutasyonum varsa normal folik asit işe yaramaz mı?
MTHFR gen mutasyonu, folik asidin vücudun kullanabileceği aktif form olan L-metilfolata dönüşümünü yavaşlatır veya azaltır. Bu, normal folik asitin “işe yaramayacağı” anlamına gelmez, ancak vücudunuzun ondan tam olarak faydalanamayabileceği anlamına gelir. Bu nedenle, bilinen bir MTHFR mutasyonu olan veya tekrarlayan düşük gibi risk faktörleri taşıyan kadınlara, hekimleri tarafından genellikle vücudun doğrudan kullanabildiği aktif folat (L-metilfolat) formunda takviye önerilir.
Günlük önerilen folik asit dozu nedir? Daha fazlasını almak zararlı mıdır?
Herhangi bir risk faktörü olmayan kadınlar için standart önerilen doz günde 400 mikrogram (mcg)‘dır. Folik asit suda çözünen bir vitamin olduğu için, fazlası genellikle idrarla vücuttan atılır ve toksik değildir. Ancak, hekim tarafından önerilmedikçe günde 1000 mcg’den (1 mg) fazla alınması tavsiye edilmez. Çok yüksek dozda folik asit alımı, nadiren de olsa vücuttaki B12 vitamini eksikliğini maskeleyebilir, bu nedenle yüksek doz kullanımı mutlaka doktor kontrolünde olmalıdır.
Folik asit takviyesine ne zaman başlayıp ne zaman bırakmalıyım?
Folik asit takviyesine, hamile kalmayı planlamadan en az 1 ay (tercihen 3 ay) önce başlanmalıdır. Hamilelik boyunca ilk 12 hafta süresince kesintisiz devam edilmelidir, çünkü nöral tüp bu dönemde kapanır. 12. haftadan sonra hekiminiz, folik asit içeren bir prenatal (gebelik) multivitaminine geçmenizi önerebilir ve genellikle bu multivitaminin hamilelik ve hatta emzirme dönemi boyunca kullanılması tavsiye edilir.
Sadece folat zengini yiyecekler yemek yeterli korumayı sağlar mı?
Hayır, sağlamaz. Folat zengini bir diyet (bol yeşillik, baklagiller vb.) sağlık için çok önemli ve kesinlikle teşvik edilmesi gereken bir durum olsa da, sadece diyetle nöral tüp defektlerini önlemek için gereken koruyucu seviyeye ulaşmak zordur. Besinlerdeki folat, pişirme ile kayba uğrayabilir ve emilimi sentetik folik aside göre daha düşüktür. Bu nedenle, tüm sağlık kuruluşları, sağlıklı bir diyete ek olarak folik asit takviyesi alınmasını şiddetle önermektedir.
Folik asit kilo aldırır mı veya iştah açar mı?
Hayır, folik asidin kilo aldırdığına veya iştahı doğrudan artırdığına dair hiçbir bilimsel kanıt yoktur. Folik asit, bir vitamin olduğu için kalori içermez. Bazı insanlar B vitaminlerinin genel olarak iştahı veya enerji seviyesini artırdığını hissedebilir, ancak bu doğrudan bir kilo alma nedeni değildir. Folik asit kullanımı ile kilo alımı arasında bilimsel olarak kanıtlanmış bir ilişki bulunmamaktadır.
Kaynaklar
- U.S. Preventive Services Task Force. (2017). Folic acid supplementation for the prevention of neural tube defects: US Preventive Services Task Force recommendation statement. JAMA, 317(2), 183-189. DOI: 10.1001/jama.2016.19438
- World Health Organization (WHO). (2016). Guideline: Daily iron and folic acid supplementation in pregnant women.
- American College of Obstetricians and Gynecologists (ACOG). (2017). ACOG Practice Bulletin No. 187: Neural Tube Defects. Obstetrics & Gynecology, 130(5), e279-e290.
- Czeizel, A. E., & Dudás, I. (1992). Prevention of the first occurrence of neural-tube defects by periconceptional vitamin supplementation. New England journal of medicine, 327(26), 1832-1835.
- Greenberg, J. A., Bell, S. J., Guan, Y., & Yu, Y. H. (2011). Folic acid supplementation and pregnancy: more than just neural tube defect prevention. Reviews in obstetrics and gynecology, 4(2), 52.
- Wilson, R. D., & Genetics Committee. (2015). Folic acid and multivitamin supplementation for prevention of neural tube defects and other congenital anomalies. Journal of Obstetrics and Gynaecology Canada, 37(6), 534-549.
- Molloy, A. M., Kirke, P. N., Brody, L. C., Scott, J. M., & Mills, J. L. (2008). Effects of folate and vitamin B12 deficiencies during pregnancy on fetal, infant, and child development. Food and nutrition bulletin, 29(2_suppl1), S101-S111.
Bebeğinizin Geleceği İçin Atacağınız En Sağlam Temel
- Dr. Şen Multivitamin Multimineral
- İçerik: Folik asit, İyot, Demir, Kalsiyum, Çinko gibi hamilelik döneminde kritik öneme sahip vitamin ve minerallerin yanı sıra B kompleksi vitaminleri içerir.
- Kullanım Amacı: Hamilelik planlayan veya hamile olan kadınların artan mikro besin ihtiyaçlarını karşılamak üzere formüle edilmiştir. Tek bir üründe, standart olarak önerilen folik asit dozunu diğer önemli vitamin ve minerallerle birlikte sunarak pratik ve güvenilir bir destek sağlar. (Hamilelikte her takviye kullanımından önce mutlaka doktorunuza danışınız.)
- Dr. Şen Omega-3 Koenzim Q10
- İçerik: Omega-3 (EPA ve DHA), Koenzim Q10 ve D3 Vitamini.
- Kullanım Amacı: Folik asit bebeğin beyin ve omuriliğinin yapısal gelişimini desteklerken, Omega-3 (özellikle DHA) bu yapıların fonksiyonel gelişimi, yani beyin hücrelerinin ve sinir ağlarının sağlıklı bir şekilde çalışması için hayati öneme sahiptir. Bu iki takviye, bebeğin nörolojik gelişimi için birbirini mükemmel şekilde tamamlar. (Hamilelikte her takviye kullanımından önce mutlaka doktorunuza danışınız.)
Kesinlikle İçermez! Tüm ürünlerimiz renkelendirici, yapay aroma, tatlandırıcı ve koruyucu maddeler kullanılmadan üretilmiştir. Gluten, buğday, maya, soya ve süt ürünleri gibi potansiyel alerjenleri barındırmaz. Ağır metallerden arındırılmıştır. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar (GDO) içermez. Şeker, tuz ve nişasta eklenmemiştir.
Saklama Koşulları ve Uyarılar: Lütfen her ürünün kendi ambalajı üzerindeki saklama koşulları ve uyarılar bölümünü dikkatlice okuyunuz. Genel olarak ürünler çocukların ulaşamayacağı yerlerde, 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, direkt güneş ışığından korunarak orijinal ambalajında saklanmalıdır. Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme döneminde, ya da hastalık veya ilaç kullanımı durumlarında doktorunuza danışınız.
Reklam ve ürün tanıtımı içerir.