İçindekiler
- 1 Oturmanın Biyomekaniği: Omurga ve Eklemler Neden Tehlikede?
- 2 Uzun Süre Oturmanın Yıkıcı Sonuçları: Fıtıktan Postür Bozukluğuna
- 3 Korunma Yöntemleri – I: Ergonomik Bir Ofis Cenneti Yaratmak
- 4 Korunma Yöntemleri – II: Hareket Hayattır!
- 5 Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- 5.0.1 Ofiste doğru oturma pozisyonu tam olarak nasıl olmalıdır?
- 5.0.2 Ofiste sürekli belim ağrıyor, ne yapabilirim?
- 5.0.3 Ergonomik ofis koltuğu alırken nelere dikkat etmeliyim?
- 5.0.4 “Oturmak yeni sigaradır” sözü abartı mı?
- 5.0.5 Ayakta çalışma masaları gerçekten faydalı mı? Bütün gün ayakta mı çalışmalıyım?
- 5.0.6 Ofiste yapabileceğim en etkili ve basit 3 egzersiz nedir?
- 5.0.7 Ne sıklıkla mola vermeliyim ve mola sırasında ne yapmalıyım?
- 6 Kaynaklar
- 7 Hareketsizliğin Yıpratıcı Etkilerine Karşı Vücudunuzu Destekleyin
Anahtar Bilgiler
- Oturmak Omurgaya Yük Bindirir: Ayakta dururken omurlar arası disklere binen basınç 100 birim ise, dik otururken bu basınç 140 birime, öne eğilerek otururken ise 190 birime kadar çıkar. Yanlış pozisyonda uzun süre oturmak, bel ve boyun fıtığı için en önemli risk faktörlerinden biridir.
- Vücut Hareket İçin Tasarlanmıştır: İnsan iskelet ve kas sistemi, durağanlık için değil, hareket için evrimleşmiştir. Uzun süreli oturma, bu tasarıma aykırı bir eylemdir ve kaslarda dengesizliklere, eklemlerde sertliğe ve metabolizmada yavaşlamaya neden olur.
- “En İyi Postür, Bir Sonraki Postürdür”: Ne kadar ergonomik olursa olsun, hiçbir oturma pozisyonu uzun süreler boyunca sürdürülmek için sağlıklı değildir. Asıl sır, düzenli olarak pozisyon değiştirmek ve her 20-30 dakikada bir ayağa kalkıp hareket etmektir.
- Ergonomi Bir Lüks Değil, Zorunluluktur: Ofis ortamını vücudun doğal yapısına uygun hale getirmek (ergonomi), uzun vadeli eklem ve omurga sağlığı için kritik öneme sahiptir. Monitörün göz hizasında olması, sandalyenin beli desteklemesi ve klavyenin doğru pozisyonu, kronik ağrıları önlemede temel adımlardır.
- Kas Dengesizlikleri Ağrının Kök Nedenidir: Uzun süre oturmak, karın ve kalça kaslarının zayıflamasına (“gluteal amnezi”), sırt ve arka bacak kaslarının ise gerginleşip kısalmasına neden olur. Bu dengesizlik, leğen kemiğinin (pelvis) pozisyonunu bozarak doğrudan bel ağrısına yol açar.
- Ofis Egzersizleri Hayat Kurtarır: Gün içinde masa başında veya kısa molalarda yapılacak basit esneme ve güçlendirme egzersizleri, kan dolaşımını canlandırır, kas gerginliğini azaltır ve duruşu iyileştirir.
- Hasar Sadece Omurgada Değildir: Hareketsizlik, sadece eklem ve omurga sağlığını değil, aynı zamanda kalp-damar hastalıkları, diyabet ve obezite riskini de artırır. Bu nedenle, ofisteki hareketliliği artırmak genel sağlık için yapılmış bir yatırımdır.
İçinde bulunduğumuz 29 Ağustos tarihi, birçoğumuz için yazın enerjik ve hareketli günlerinin ardından ofis masalarına ve sandalyelerine geri dönüş anlamına geliyor. Tatilin dinamizmi yerini, günün büyük bir bölümünü neredeyse aynı pozisyonda geçirdiğimiz durağan bir yaşama bırakıyor. Bu geçiş, genellikle farkında olmadan vücudumuza, özellikle de tüm iskelet sistemimizin taşıyıcı kolonu olan omurgamıza sinsi bir savaş ilanıdır. Bir Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı olarak, insan vücudunun oturmak için değil, hareket etmek için tasarlandığını her fırsatta vurgulamak isterim. Vücudumuz bir mühendislik harikasıdır; ancak bu harika yapı, amacına aykırı kullanıldığında ciddi hasarlar görmeye başlar.
Masa başında geçirilen her saat, omurlarımızın arasındaki diskler üzerine binen yükü artırır, duruşumuzu destekleyen kasları tembelleştirir, kan dolaşımımızı yavaşlatır ve bizi bel, boyun ve sırt ağrıları başta olmak üzere bir dizi kronik rahatsızlığa karşı savunmasız bırakır. Bel fıtığı veya boyun fıtığı şikayetiyle polikliniğe başvuran hastalarımın büyük bir çoğunluğunun ortak öyküsü, yıllarını masa başında, yanlış bir duruşla ve hareketsiz bir şekilde geçirmiş olmalarıdır. Bu durum, “oturmanın yeni sigara” olarak adlandırılmasının ne kadar yerinde bir benzetme olduğunu gözler önüne sermektedir.
Ancak amacımız sizi korkutmak veya modern çalışma hayatının gerçeklerinden koparmak değil. Aksine, bu rehberi, ofis hayatının kaçınılmaz bir parçası olan oturma eyleminin yıkıcı etkilerinden kendinizi nasıl koruyacağınıza dair pratik, uygulanabilir ve bilimsel temelli bir yol haritası sunmak için hazırladım. Çünkü “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır” ve size, işinizi yaparken sağlığınızdan olmamanız için gereken bilgileri sunmak, bizim en temel görevimizdir. Bu rehberde, ofisinizdeki sandalyeyi, masayı ve ekranı nasıl doğru bir şekilde ayarlayacağınızı, gün içinde yapabileceğiniz basit ama etkili egzersizleri ve en önemlisi, hareket etmeyi bir yaşam tarzı haline getirmenin yollarını bulacaksınız. Unutmayın, sağlığınız en değerli varlığınızdır ve onu korumak, atacağınız birkaç bilinçli adımla mümkündür.
Oturmanın Biyomekaniği: Omurga ve Eklemler Neden Tehlikede?
Oturma eylemi bize zararsız ve dinlendirici gibi gelse de, vücudumuzun biyomekaniği açısından oldukça stresli bir pozisyondur. Vücudumuzun doğal duruşu ayakta durmaktır; bu pozisyonda omurganın doğal “S” kıvrımları korunur ve vücut ağırlığı bacaklar ve kalça kasları tarafından dengeli bir şekilde taşınır. Oturduğumuzda ise tüm bu denge altüst olur.
Ayakta Durmak vs. Oturmak: Omurlararası Disk Basıncı Faktörü
Omurgamız, omur adı verilen kemiklerin üst üste dizilmesiyle oluşur. Bu kemiklerin arasında ise omurlararası diskadı verilen, içi jel benzeri bir maddeyle dolu, yastıkçık görevi gören yapılar bulunur. Bu diskler, şok emici görevi görür ve omurganın esnekliğini sağlar.
Bu disklerin içindeki basınç, vücudun pozisyonuna göre dramatik bir şekilde değişir. İsveçli ortopedi uzmanı Alf Nachemson’un yaptığı öncü çalışmalara göre, disk içi basıncı şu şekilde değişmektedir:
- Sırtüstü Yatarken: Yaklaşık 25 birim
- Yan Yatarken: Yaklaşık 75 birim
- Ayakta Dik Dururken: 100 birim (Bu değer referans noktası olarak kabul edilir)
- Sandalyede Dik Otururken: 140 birim
- Sandalyede Öne Eğilerek (Kambur) Otururken: 185-190 birim
- Ayakta Dururken Öne Eğilip Ağırlık Kaldırırken: 220+ birim
Bu rakamlar net bir gerçeği ortaya koymaktadır: Oturmak, özellikle de öne eğilerek oturmak, ayakta durmaktan çok daha fazla bir şekilde belimizdeki disklere basınç uygular. Günün 8 saatini bu yüksek basınç altında geçiren diskler zamanla yıpranır, suyunu kaybeder, esnekliğini yitirir ve en sonunda dış katmanları yırtılarak içindeki jelatinöz yapının dışarı taşmasına, yani bel fıtığına (lomber disk hernisi) neden olur.
Kas Dengesizlikleri: Zayıflayan Karın, Gerilen Kalça ve Sırt
Uzun süre oturmak, vücudumuzdaki kasların dengesini tamamen bozar. Vücudumuz “kullan ya da kaybet” prensibiyle çalışır.
- Zayıflayan (İnhibe Olan) Kaslar:
- Karın Kasları: Otururken karın kaslarımız gevşer ve tembelleşir. Zayıf karın kasları, omurgaya binen yükü dengeleyemez.
- Kalça Kasları (Glutealler): Vücudun en güçlü kas grubu olan kalça kasları, otururken tamamen devre dışı kalır. Bu durum, zamanla “gluteal amnezi” yani kalça unutkanlığına yol açar. Zayıf kalça kasları, yürüme ve merdiven çıkma gibi hareketlerde yükün bele ve dizlere binmesine neden olur.
- Kısalan ve Gerginleşen (Aşırı Aktif) Kaslar:
- Kalça Fleksörleri: Bacaklarımızı karnımıza doğru çekmemizi sağlayan ve kalçanın ön kısmında bulunan bu kaslar, oturma pozisyonunda sürekli olarak kısaltılmış bir halde durur. Zamanla kronik olarak kısalır ve gerginleşirler.
- Arka Bacak Kasları (Hamstringler): Dizlerin bükülü olduğu oturma pozisyonu, bu kas grubunun da kısalmasına neden olur.
Bu kas dengesizliği, leğen kemiğinin (pelvis) öne doğru eğilmesine (anterior pelvik tilt) yol açar. Bu durum, beldeki doğal çukurluğun (lordoz) artmasına ve bel omurları arasındaki eklemlere aşırı yük binmesine neden olarak kronik bel ağrılarının temelini atar.
Uzun Süre Oturmanın Yıkıcı Sonuçları: Fıtıktan Postür Bozukluğuna
Bu biyomekanik bozulmalar, zamanla somut ve ağrılı klinik tablolara dönüşür.
Bel ve Boyun Fıtıkları: Ofis Çalışanlarının Modern Salgını
- Bel Fıtığı: Yukarıda açıklandığı gibi, artan disk basıncı ve yanlış duruş, disklerin yıpranmasına yol açar. Fıtıklaşan bir disk, omurilikten çıkarak bacaklara giden siyatik sinire baskı yaptığında, belden başlayıp kalçadan bacağa ve ayağa kadar yayılan, yanıcı, batıcı veya uyuşturucu bir ağrıya, yani siyatik ağrısına neden olur.
- Boyun Fıtığı (“Text Neck”): Bilgisayar ekranına veya telefona bakmak için başımızı sürekli öne eğik pozisyonda tutmak, boyun omurgasına binen yükü inanılmaz derecede artırır. Başımız normalde yaklaşık 5-6 kg ağırlığındadır. Ancak başımızı sadece 15 derece öne eğdiğimizde boynumuza binen yük 12 kg’a, 60 derece eğdiğimizde ise tam 27 kg’a çıkar! Bu, 8 yaşında bir çocuğu sürekli boynunuzda taşımak gibidir. Bu kronik yük, boyun disklerinin fıtıklaşmasına ve kollara giden sinirlere baskı yaparak boyundan kola yayılan ağrı, uyuşma ve güçs kaybına (servikal radikülopati) yol açar.
Postür Bozuklukları: Kalıcı Hale Gelen Yanlış Duruş
Vücut, en çok zaman geçirdiği pozisyonu “normal” olarak benimsemeye başlar.
- Üst Çapraz Sendrom: Masa başında öne eğik duruş, göğüs kaslarının kısalıp gerginleşmesine ve sırtın üst kısmındaki (kürek kemikleri arasındaki) kasların zayıflayıp uzamasına neden olur. Sonuç, omuzların öne doğru yuvarlaklaştığı ve başın öne doğru gittiği, kalıcı bir kambur duruştur.
- Alt Çapraz Sendrom: Oturmanın neden olduğu zayıf karın ve kalça kasları ile gergin sırt ve kalça fleksör kaslarının birleşimi, bel çukurluğunun aşırı artmasına ve karının öne doğru çıkık görünmesine neden olan duruş bozukluğudur.
Bu postür bozuklukları sadece estetik bir sorun değil, aynı zamanda eklemlerin sürekli olarak yanlış bir pozisyonda yük taşımasına neden olarak kireçlenme (osteoartrit) gibi dejeneratif hastalıkların gelişimini hızlandırır.
Korunma Yöntemleri – I: Ergonomik Bir Ofis Cenneti Yaratmak
Bu karanlık tablodan kurtulmanın ilk adımı, savaş alanımız olan ofis ortamını lehimize çevirmektir. Ergonomi, çalışma ortamını vücudumuzun yapısına ve ihtiyaçlarına uygun hale getirme bilimidir.
Aşağıdaki kontrol listesi, ofis kurulumunuzu ideal hale getirmenize yardımcı olacaktır.
Ergonomik Ofis Kontrol Listesi | Doğru Kurulum Nasıl Olmalı? |
✅ Sandalye Yüksekliği | Ayaklarınız yere tam basmalı, dizleriniz 90-100 derece açıyla bükülü olmalı ve kalçanız dizlerinizle aynı hizada veya biraz daha yukarıda olmalıdır. |
✅ Sandalye Sırtlığı ve Bel Desteği | Sandalyenin sırtlığı, belinizin doğal S kıvrımını (lomber lordoz) destekleyen bir yastıkçığa (lomber destek) sahip olmalıdır. Sırtınızı sandalyeye tam yaslayarak oturun. |
✅ Sandalye Oturma Derinliği | Dizlerinizin arkası ile sandalyenin ön kenarı arasında 2-3 parmak boşluk kalmalıdır. Bu, bacaklardaki kan dolaşımının engellenmesini önler. |
✅ Monitör Yüksekliği | Monitörün üst kenarı, tam olarak göz hizanızda veya çok hafif altında olmalıdır. Ekrana bakmak için başınızı aşağı veya yukarı eğmek zorunda kalmamalısınız. |
✅ Monitör Mesafesi | Monitör, sizden yaklaşık bir kol mesafesi (50-70 cm) uzakta olmalıdır. |
✅ Klavye ve Fare Pozisyonu | Dirsekleriniz vücudunuza yakın ve yaklaşık 90 derece açıyla bükülü olmalı, bilekleriniz ise düz (bükülmemiş) bir pozisyonda klavye ve fareye uzanmalıdır. |
✅ Döküman Tutucu | Sık sık basılı bir belgeden veri giriyorsanız, belgeyi monitörün yanına, göz hizanıza yerleştirecek bir döküman tutucu kullanın. Bu, sürekli başınızı çevirmenizi önler. |
Ayakta Çalışma Masaları: Çözüm mü, Yeni Bir Sorun mu?
Son yıllarda popülerliği artan ayakta çalışma masaları (sit-stand desks), doğru kullanıldığında harika bir alternatiftir. Oturmanın getirdiği durağanlığı kırarlar. Ancak bütün gün ayakta durmak da, özellikle bacaklarda ve ayaklarda dolaşım sorunlarına ve yorgunluğa neden olabilir. İdeali, oturma ve ayakta durma arasında düzenli geçişler yapmaktır.
Korunma Yöntemleri – II: Hareket Hayattır!
Ergonomik bir kurulum yapsanız bile, uzun süre aynı pozisyonda kalmak zararlıdır. Bu yüzden en önemli kural şudur: “En iyi postür, bir sonraki postürdür.” Amacımız, gün içine düzenli hareket molaları serpiştirmektir.
- Pomodoro Tekniğini Kullanın: Sadece iş verimliliği için değil, sağlık için de harikadır. 25 dakika odaklanarak çalışın, ardından 5 dakika mola verip ayağa kalkın, esneyin veya kısa bir yürüyüş yapın.
- 20-8-2 Kuralını Deneyin: Her 30 dakikalık döngüde, 20 dakika oturun, 8 dakika ayakta durun ve 2 dakika yürüyerek veya esneyerek hareket edin.
- Telefon Görüşmelerini Yürüyerek Yapın: Her telefon çaldığında ayağa kalkıp konuşmayı yürüyerek yapmayı alışkanlık haline getirin.
- Asansör Yerine Merdivenleri Kullanın: Gün içine ekstra hareket katmanın en basit yollarından biridir.
Aşağıdaki tablo, 5 dakikalık bir molada bile yapabileceğiniz, ofis ortamına uygun, hayat kurtaran egzersizleri içermektedir.
5 Dakikalık Ofis Molası Egzersiz Programı | Nasıl Yapılır? | Faydası |
1. Boyun Esnetme | Başınızı yavaşça sağ omzunuza doğru eğin, 15 saniye bekleyin. Aynısını sol taraf için tekrarlayın. Sonra çenenizi göğsünüze yaklaştırın ve 15 saniye bekleyin. | Boyun kaslarındaki gerginliği azaltır, boyun fıtığı riskini düşürür. |
2. Omuz Silkme ve Çevirme | Omuzlarınızı kulaklarınıza doğru çekip 5 saniye sıkın ve bırakın. Ardından omuzlarınızı 5 kez geriye, 5 kez öne doğru yavaşça çevirin. | Omuz ve üst sırt bölgesindeki gerginliği alır. |
3. Kürek Kemiği Sıkıştırma | Dirsekleriniz 90 derece bükülüyken, kürek kemiklerinizi birbirine doğru sıkıştırın ve 5 saniye tutun. 10 kez tekrarlayın. | Kambur duruşa neden olan zayıf sırt kaslarını aktive eder. |
4. Kedi-Deve (Sandalyede) | Sandalyenin ucuna oturun. Nefes alırken belinizi çukurlaştırıp göğsünüzü açın (deve). Nefes verirken sırtınızı yuvarlayıp çenenizi göğsünüze çekin (kedi). | Omurgaya hareketlilik kazandırır, disklerin beslenmesine yardımcı olur. |
5. Kalça Fleksör Esnetme | Bir diziniz sandalyedeyken, diğer ayağınızla öne doğru bir adım atın. Arkadaki bacağınızın kalça ön kısmında bir gerilme hissedene kadar yavaşça öne eğilin. | Oturmaktan kısalan kalça kaslarını uzatır, bel ağrısını önler. |
6. Squat (Sandalyeden Kalkış) | Kollarınızı öne uzatın ve sandalyeden yavaşça kalkıp tekrar yavaşça oturun. Bunu 10-15 kez tekrarlayın. | Oturmaktan tembelleşen kalça ve bacak kaslarını çalıştırır. |
Özet ve Sonuç Paragrafları
Ofis hayatına dönüş, yazın hareketli günlerinden sonra vücudumuz için gerçek bir meydan okumadır. Modern çalışma hayatının bir gerekliliği olan uzun süreli oturma, insan fizyolojisinin temellerine aykırı, eklemlerimiz ve özellikle omurgamız için son derece yıpratıcı bir eylemdir. Bu rehberde gördüğümüz gibi, masa başında geçirilen her saat, omurlar arası disklere binen basıncı artırarak bel ve boyun fıtıklarına zemin hazırlamakta, kaslarımızda postürümüzü bozan dengesizlikler yaratmakta ve bizi kronik ağrıların pençesine itmektedir.
Ancak bu karamsar tablo, bir kader değildir. Çözüm, işimizi bırakmakta değil, çalışma şeklimizi bilinçli bir şekilde değiştirmekte yatmaktadır. Vücudumuza uygun, ergonomik bir çalışma ortamı yaratmak, bu savaşta kazanacağımız ilk zaferdir. Doğru ayarlanmış bir sandalye, göz hizasındaki bir monitör ve doğru pozisyondaki bir klavye, kronik ağrıların oluşmasını önlemede en güçlü silahlarımızdır. Fakat en ergonomik ortam bile, hareketin yerini tutamaz. Unutmayın, “en iyi postür, bir sonraki postürdür”. Gün içine serpiştireceğiniz kısa hareket molaları ve basit ofis egzersizleri, kan dolaşımınızı canlandıracak, kaslarınızı esnetecek ve omurganızı besleyecektir. Sağlığınız, kariyerinizden daha değerlidir. Bugün atacağınız küçük bir adım, yapacağınız basit bir ergonomik değişiklik, gelecekte sizi büyük ağrılardan ve ciddi sağlık sorunlarından koruyacaktır. Harekete geçin, çünkü hayat harekettir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ofiste doğru oturma pozisyonu tam olarak nasıl olmalıdır?
İdeal oturma pozisyonu “90-90-90” kuralı ile özetlenebilir: Ayaklarınız yerde düz, dizleriniz 90 derece bükülü, kalçanız 90 derece açıyla sandalyede ve dirsekleriniz 90 derece bükülü şekilde masaya yakın olmalıdır. Sırtınız sandalyeye tam yaslanmalı ve belinizdeki doğal çukurluk, sandalyenin bel desteği tarafından desteklenmelidir. Monitörün üstü göz hizanızda veya hafif altında olmalıdır.
Ofiste sürekli belim ağrıyor, ne yapabilirim?
İlk olarak, ergonominizi gözden geçirin. Sandalyenizin bel desteği yetersizse, belinize küçük bir yastık veya rulo haline getirilmiş bir havlu koyun. İkinci olarak, her 30 dakikada bir mutlaka ayağa kalkın. Üçüncü olarak, masa başında “kedi-deve” esnemesi gibi omurgayı hareket ettiren egzersizler yapın. Eğer ağrı şiddetliyse veya bacağınıza yayılıyorsa (siyatik), mutlaka bir hekime başvurun.
Ergonomik ofis koltuğu alırken nelere dikkat etmeliyim?
İyi bir ergonomik koltukta şu özellikler olmalıdır: Ayarlanabilir yükseklik, ayarlanabilir sırt eğimi, ayarlanabilir ve belin doğal kıvrımını destekleyen lomber (bel) destek, ayarlanabilir kolçaklar, oturma derinliğinin ayarlanabilmesi ve tekerlekli, 5 ayaklı bir taban. Almadan önce mutlaka üzerine oturup bu ayarların size uygun olup olmadığını test edin.
“Oturmak yeni sigaradır” sözü abartı mı?
Bu söz, halk sağlığı açısından dikkat çekici bir benzetmedir ve temel bir gerçeği yansıtır. Tıpkı sigara gibi, uzun süreli oturmanın da zararları zamanla birikir ve birçok kronik hastalığa yol açar. Kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, obezite ve bazı kanser türlerinin riski, sedanter (hareketsiz) yaşayan kişilerde önemli ölçüde artmaktadır. Bu nedenle, abartıdan çok, ciddi bir sağlık uyarısı olarak görülmelidir.
Ayakta çalışma masaları gerçekten faydalı mı? Bütün gün ayakta mı çalışmalıyım?
Ayakta çalışma masaları, oturma süresini kırdıkları için oldukça faydalıdır. Kan dolaşımını iyileştirir, daha fazla kalori yaktırır ve duruşu iyileştirebilirler. Ancak bütün gün ayakta çalışmak da bacaklarda varis, ayak ağrısı ve sırt yorgunluğu gibi sorunlara yol açabilir. En ideal kullanım şekli, gün içinde oturma ve ayakta durma arasında düzenli olarak geçiş yapmaktır. Örneğin, 45 dakika oturup 15 dakika ayakta çalışmak gibi döngüler oluşturulabilir.
Ofiste yapabileceğim en etkili ve basit 3 egzersiz nedir?
- Boyun Esnetme: Başınızı yavaşça bir omzunuza, sonra diğerine, sonra öne ve arkaya doğru eğerek her pozisyonda 15 saniye bekleyin.
- Kürek Kemiği Sıkıştırma: Otururken sırtınızı dikleştirin ve kürek kemiklerinizi birbirine doğru sıkıştırıp 5 saniye tutun. Bu, kambur duruşu düzeltir.
- Sandalyede Squat: Oturduğunuz yerden, ellerinizi kullanmadan yavaşça ayağa kalkın ve tekrar yavaşça oturun. Bu, oturmaktan zayıflayan kalça ve bacak kaslarını çalıştırır.
Ne sıklıkla mola vermeliyim ve mola sırasında ne yapmalıyım?
İdeal olan, her 20-30 dakikada bir kısa bir mola vermektir. Bu molanın sadece 1-2 dakika olması bile yeterlidir. Mola sırasında yapılması gereken en önemli şey, oturma pozisyonunun tersi hareketler yapmaktır. Ayağa kalkın, gerinin, kollarınızı yukarı uzatın, bir bardak su almaya gidin veya sadece ofis içinde kısa bir tur atın. Amaç, kan dolaşımını yeniden başlatmak ve kasları farklı bir pozisyona sokmaktır.
Kaynaklar
- Nachemson, A. L. (1981). Disc pressure measurements. Spine, 6(1), 93-97.
- van der Ploeg, H. P., Chey, T., Korda, R. J., Banks, E., & Bauman, A. (2012). Sitting time and all-cause mortality risk in Australian adults. Archives of internal medicine, 172(6), 494-500. DOI: 10.1001/archinternmed.2011.2174
- Owen, N., Healy, G. N., Matthews, C. E., & Dunstan, D. W. (2010). Too much sitting: the population health science of sedentary behavior. Exercise and sport sciences reviews, 38(3), 105-113. DOI: 10.1097/JES.0b013e3181e373a2
- Harrison, D. D., Harrison, S. O., Croft, A. C., Harrison, D. E., & Troyanovich, S. J. (1999). Sitting biomechanics part I: review of the literature. Journal of manipulative and physiological therapeutics, 22(9), 594-609.
- Thorp, A. A., Healy, G. N., Winkler, E., Clark, B. K., Gardiner, P. A., Owen, N., & Dunstan, D. W. (2012). Prolonged sedentary time and physical activity in workplace and non-work contexts: a cross-sectional study of office, customer service and call centre employees. International Journal of Behavioral Nutrition and Physical Activity, 9(1), 1-10.
- Lis, A. M., Black, K. M., Korn, H., & Nordin, M. (2007). Association between sitting and occupational LBP. European spine journal, 16(2), 283-298. DOI: 10.1007/s00586-006-0143-7
- Robertson, M. M., Ciriello, V. M., & Garabet, A. M. (2013). Office ergonomics training and a sit-stand workstation: effects on musculoskeletal and visual symptoms and performance of office workers. Applied ergonomics, 44(1), 73-85.
Hareketsizliğin Yıpratıcı Etkilerine Karşı Vücudunuzu Destekleyin
- Dr.Şen Glukozamin Kondroitin Sülfat
- İçerik: Glukozamin, Kondroitin Sülfat, Kolajen Tip II, Zerdeçal, Magnezyum, Akgünlük.
- Kullanım Amacı: Uzun süre oturmanın eklemler ve özellikle omurga diskleri üzerindeki yıpratıcı etkilerine karşı formüle edilmiştir. Eklem kıkırdağının ana yapı taşlarını içerir, eklem sağlığını destekler ve hareket kabiliyetini artırmaya yardımcı olur.
- Dr.Şen Ardıç Yağlı Kremi
- İçerik: Ardıç, Okaliptüs, Nane ve Biberiye yağları.
- Kullanım Amacı: Ofiste uzun süre aynı pozisyonda kalmaktan kaynaklanan boyun, omuz ve sırt kaslarındaki gerginlik ve ağrıları hafifletmek için idealdir. Kasları gevşetir, kan dolaşımını destekler ve anında ferahlatıcı bir rahatlama sağlar.
- Dr.Şen TasNax
- İçerik: Magnezyum, Melisa, Çarkıfelek (Passiflora), Karabaş Otu.
- Kullanım Amacı: Ofis hayatının getirdiği stres, kasların daha da gerginleşmesine ve ağrıların artmasına neden olabilir. TasNax, içerdiği magnezyum ile kasların gevşemesine yardımcı olurken, bitkisel bileşenleriyle stresi yönetmeyi ve zihinsel rahatlamayı destekler.
Kesinlikle İçermez! Tüm ürünlerimiz renkelendirici, yapay aroma, tatlandırıcı ve koruyucu maddeler kullanılmadan üretilmiştir. Gluten, buğday, maya, soya ve süt ürünleri gibi potansiyel alerjenleri barındırmaz. Ağır metallerden arındırılmıştır. Genetik olarak değiştirilmiş organizmalar (GDO) içermez. Şeker, tuz ve nişasta eklenmemiştir.
Saklama Koşulları ve Uyarılar: Lütfen her ürünün kendi ambalajı üzerindeki saklama koşulları ve uyarılar bölümünü dikkatlice okuyunuz. Genel olarak ürünler çocukların ulaşamayacağı yerlerde, 25°C’nin altındaki oda sıcaklığında, direkt güneş ışığından korunarak orijinal ambalajında saklanmalıdır. Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçmez ve hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmaz. Hamilelik ve emzirme döneminde, ya da hastalık veya ilaç kullanımı durumlarında doktorunuza danışınız.
Reklam ve ürün tanıtımı içerir.